Archive for Nisan 2009
Harman artık Gentoo geliştirici overlay’ında…
Sevgili Fırat‘ın üzerinde bir süredir çalıştığı PDF düzenleme programı Harman artık Gentoo geliştirici overlay’ında.
Dün akşam, bir süredir üzerinde çalıştığım ebuild’i Serkan Kaba ile birlikte adam ettikten sonra serkan-overlay’a yolladık. Artık bütün Gentoo kullanıcıları Harman’a kolaylıkla erişebilir.
Layman’ı kurup make.conf’a source satırını ekledikten sonra serkan-overlay’ı ekleyin. Ardından emerge harman komutu ile kurun. Programın çalışabilmesi için Python ve imaging’in tk desteği ile derlenmiş olması gerek. ebuild, bu konuda size uyarı yapacaktır zaten…
İlgili bilgiler[0] adresinde bulunabilir. Ayrıca Gentoo Overlays[1] sayfasında adımı gördüm, yorulduğuma değdi…
Fırat’a programı yazdığı için, Serkan’a ise ebuild’i overlay’ına aldığı için teşekkür ederim…
[0] http://bazaar.launchpad.net/serkan-kaba/serkan-overlay/mainline/revision/180
başlıksız yazı 3
. . . . Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
1016 numaralı üye
Artık 1016 numaralı Linux Kullanıcıları Derneği üyesiyim. Tartışmalarda ve faliyetlerde bir işe yaramak dileğiyle…
Şenlikten öncesi ve sonrası
Aslında çok daha önce yazacaktım bu yazıyı ama nedense içimden gelmedi. Şu an da yazmam gerektiği için yazıyorum zaten. GNU/Linux ve özgür yazılımla ilgili bu derece geniş bir faliyete ilk kez katıldım ve neler kaçırdığımı anladım…
Şenlik boyunca başta Gürkan Gür, Samed Beyribey ve Gökhan Güzel olmak üzere çok değerli insanlarla tanıştım. Eskiden tanıdıklarımla tekrar yüz yüze görüşme fırsatı yakaladım.Ayrıca bazı Pardus geliştiricilerine de ‘Merhaba’ deme fırsatım oldu.
Onur Küçük ve Serdar Köylü gibi çok değerli adamlar mesela…
Şenlik bana klavye aracılığıyla iletişim kurmanın aslında biraz sakat iş olduğunu fark ettirdi. Geçmişte Pardus e-posta listesi üzerinden ufak tefek sürtüşmeler yaşadığımız Akın Ömeroğlu ile tanıştım ve aslında gayet iyi anlaşılabilecek çok makul bir insan olduğunu gördüm. Geçmişteki sorunlar e-posta listeleri üzerinden değil de keşke Jabber’dan ya da yüz yüze konuşarak halledilseydi, bugün bu kadar savrulmazdık Pardus konusunda. Bu da bir özeleştiri olsun…
Yeni birşey daha fark ettim. Sağ üstteki slogan baya tutmuş.
Nihad Karslı, Fırat Özgül, Serdar Gündüz ve ben baş başa sohbet ederken ‘burak sen alkole fena mı sardın bi ara‘ gibi bir soruyla karşılaştım. Hayır beyler, bazen çok içerim ve farklı içerim ama çok fazla sarmadım içkiye hiçbir zaman.
Acaba şöyle muhabbetler dönüyor mudur insanlar arasında?
-gel seni burakla tanıştırayım…
-hangisi abi?
-buraxezer diye blogu varya gentoocu eleman hani..
-haaa ayyaş olan purak, biliyorum ben onu hadi tanışalım
Tanışmalarımızın arkaplanında böyle muhabbetler olduğundan şüpheliyim.
Neyse…
Şenlikte Gürkan’la birlikte baya bi fotoğraf çektik. Ben peyderpey atıyorum Flickr’a, aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.
Gentoosal işler
Uzun zamandır bu blogda ya da başka yerlerde hiçbir faliyet göstermiyorum. Ama bu el ense yattığım anlamına gelmiyor, aslında aklımdan çok şeyler geçiyor. Hem zaman darlığı hem de biraz tembel bir insan olmam yüzünden hep düşünce ve planlama aşamasında kalıyor bu işler. Sadece hobisel anlamda değil. Hayatımın diğer alanlarında da durum böyle…Bu tembelliğin ve zaman darlığının içinde neler mi yapıyorum? Fazla birşey yok…
Yaklaşık 3 hafta kadar önce Gürkan‘ın zamanında çevirdiği ebuild yazmaya hızlı başlanğıç belgesini ve Gentoo geliştirici belgelerini okumaya başlamıştım. Bugün elimde 15 kadar ebuild var. Daha bu sabah sevgili Fırat ‘istihza’ Özgül’ün geliştirdiği HARMAN‘ın ebuild’ini yazdım ve kendisine gönderdim. O da blogunda ve HARMAN için ayırdığı sayfada ebuild’e yer vermiş ve kurulum adımlarını anlatmış. Teşekkür ediyorum kendisine…
Yerel overlayimde pek bilinmeyen uygulamaların yanısıra çok bilinen uygulamaların da ebuildleri var. Genellikle SVN/GIT gibi kaynaklardan derleyen ‘live ebuild’ dediğimiz şeyler. Örneğin gtk-engines-murrine, phun ve emesene gibi… Zamanla bir overlay açarım belki… Ne işe yarayacaksa?
Zamanında PiSi’nin kodlarında yaptığım düzenlemelere benzer şeyleri Portage üstünde de yapmaya çalıştım bir aralık. Bunun için kodu okumak ve anlamak gerekiyor. Ama bu o kadar da kolay bir iş değil. Çünkü Portage’ın kodu acayip karışık! PiSi ya da yum gibi değil… Zaten alternatif olarak geliştirilen paket yönetim sistemi Paludis’in sitesinde, neden Portage’ı düzenlemediniz de sıfırdan yazdığınız sorusuna ‘onun kodu spagetti gibi, karman çorman birşey‘ ayarında bir cevap veriyolar…
Bu blogu ve beni takip edenler bilirler, bir zamanlar Hadron lakaplı bir Gentoo Çalışan CD’si yapıyorduk. Zamanla bu proje de yalan oldu. Şu an ona dair tek bir veri kırıntısı yok… Arasıra insanlara GNU/Linux göstermek ya da kendi istediğim kıvamda bir Linux sistem taşımak için tekrar başlayayım diyorum. Özellikle USB belleklerde çalıştırma konusunda epey bir geliştirme yapabilirim.
Bu kadar geyik yaptıktan sonra yılın olayını anlatmadan olmaz. Haftaya Cuma ve Cumartesi LKD’nin Linux şenliğinde olacağız Gürkan’la birlikte. Karşımıza çıkmayın sakın, dağıtmaya geliyoruz!
.
.
.
.
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.


